Kaybetme Korkusu

Hani şimdilerde pek klişe bir laf var. ”Seni kaybetmekten korkuyorum.” Hangimiz o cümlenin anlamını düşünerek kurdu ki? Peki gerçekten kaybetme korkusu neydi? Neydi bu herkesin diline dolanan iki kelime?

Bugün ki yazımda bundan bahsedeceğim. O insanın hayatınızdan çıkma korkusu sizin onu çok sevmenizin dışında onunla olan anılarınız.. Beraber şarkı dinleyişleriniz, onun göğsünde huzurla uyuyuşunuz, kahve içişleriniz, dedikodu yapışlarınız..

Bunları yaptığınız insanın hayatınızdan zamansız çıktığını düşündüğünüzde ki o şey işte tam da ”Kaybetme Korkusu”.

Benim korkularımın öznesi ‘Anneannem’. O olmadan naparım bilmiyorum. Annemi özlediğim zaman kime sarılırım? Kiminle bahçeyle ilgilenirim? Kime kahve yaparım? Bunları her ne kadar düşünmek istemesemde hep aklımdalar. Ve sonra bir söz aklımda esiyor.

”Sevdiklerinizi yüreklerinden sımsıkı tutun.

Yarın çok geç olmakla meşhurdur.”

Nuri Pakdil

Kim masalının sonunu bilmek ister ki?

Merhaba, size ailemin en nadide parçalarından bir kesit sunmak istedim. Anneannem ve Down sendromlu Teyzem. Kıbrıs da yurtdan kaçtığım zaman onlarla yaşıyorum.

Her gün aynı şeyleri yaşıyoruz; mesela nenem hep aynı beden acılarını çekiyor.Teyzemse anlamını bilmediğimiz yazılar yazıp duruyor.

Akşam olunca bir çay demliyorum.Nenemin eski hatıraları ve radyoda çalan türkü eşliğinde. Özellikle mevsim birde kışsa odun kokusu da eşlik ediyor.İşte benim masalım tam da o anlar.

Masalımın sonunda ne olur bilemem. Bunu bilmek de istemem.Kim okuduğu veya yaşadığı masalın sonunu bilmek ister ki?

Web sitenizi WordPress.com' da kurun
Başla